Türkiye’nin önemli ülkeleri aras?nda yer almas?na ra?men, Türkiye

Türkiye’nin Ortado?u politikas?, öncelikle onun genel devlet ideolojisinin ve bu çerçevede olu?an d?? politikas?n?n bir yans?mas?d?r. Türkiye Cumhuriyeti’nin temel d?? politikas?n? belirleyen Bat?l?la?ma arzusu ve Bat? ile i?birli?inin durumu, onun Ortado?u politikas?n?n e?ilimini ve durumunu da belirlemi?tir. Bu nedenle, Türkiye, istisnai k?sa dönemler hariç Ortado?u’ya ait ve özgün bir d?? politika geli?tirmemi? kendi güvenlik ve refah? için hayati öneme sahip bölgeye kar?? ikincil derecede önem veren bir anlay??la yakla?m?? ve bölge ile ili?kiler son y?llara kadar Bat?’ya odakl?/ba??ml? ve güvenlik eksenli olarak yürütülmü?tür. Buna kar??n, uluslararas? konjonktürde ve bölgede meydana gelen geli?meler ve dönü?ümler, Türkiye’nin Ortado?u politikas?nda dalgalanmalara neden olmu?tur. Türkiye, ideolojik tercihlerine ra?men, bölgeye gitmek, bölgeyle ilgilenmek ve rol oynamak durumunda kalm??t?r. Ortado?u bölgesi dünya politikas?nda çok önemli bir yere sahip olmas?na ve Türkiye bu bölgenin önemli ülkeleri aras?nda yer almas?na ra?men, Türkiye 1950’lere kadar ideolojik ve güvenlik gerekçeleriyle bölgeden uzak durmu?, ard?ndan 2000’lere kadar, ortaya ç?kan konjonktürde de bölgeye ili?kin ba??ms?z ve kendi ç?karlar?na uygun politikalar belirleyememi?, sonuç olarak d?? politikada Ortado?u ciddi ?ekilde ihmal edilmi?tir. Bu ihmal edilmi?lik kendisini en çarp?c? ?ekilde ekonomik ve ticari verilerde ortaya koymaktad?r. 2000’li y?llar?n ba??nda Türkiye’nin AB ile ticareti toplam ticaretinin yakla??k %50-60′?n? olu?tururken Ortado?u ülkeleriyle ticaretinde bu oran %6-7’ler civar?ndad?r.  Bu söz konusu ihmal edilmi?lik ekonominin yan? s?ra, siyasi ili?kilerde ve özellikle güvenlik alan?nda da hissedilmi?tir. Türkiye’nin kurulu?undan beri izledi?i Bat?c? politikan?n özellikle II. Dünya Sava?? sonras?nda Sovyetler Birli?i’nden gelen tehditlerin de etkisiyle, iyice belirginle?mi? ve bat?ya ba??ml? bir hal alm??t?r. Yeni kurulan, içe kapal?, siyasi sistemi ve kurumlar? oturmam??, askeri müdahalelerin oldu?u ve ekonomisi zay?f ve d??a ba??ml? bir ülke olarak Türkiye’nin güvenlik kayg?s?yla Bat? Blo?unda yerini almas? ve iki kutuplu uluslararas? sistemde So?uk Sava??n getirdi?i etki ve k?s?tlar Türkiye’yi ba?ta ABD olmak üzere Bat?l? ülkelerin etkisine aç?k hale getirmi?, bunun Ortado?u politikalar?na yans?mas? ise bölgede kendi belirledi?i politikalar yerine ABD etkisi alt?ndaki politikalar? takip etmek durumunda kalmak ?eklinde ortaya ç?km??t?r. Bu durum, bu çal??man?n konusu olan ve detaylar?yla incelenen 1945-1960 aras? dönemde takip edilen aktif bat? yanl?s? politikalarla zirve yapm??t?r. Türkiye’nin d?? politikas?nda Ortado?u’yu ihmal etmesi k?smen kendi tercihlerinin sonucu olsa da, büyük ölçüde de, özellikle So?uk Sava? döneminde Bat? Bloku içerisinde yer almas?n?n getirdi?i bir zorunluluk olarak görülebilir. 1960 sonras? dönemde Türkiye’nin d?? politikada ya?ad??? olaylar, kendi hedef ve amaçlar? do?rultusunda politikalar yerine, ba?ka ülkelerin yönlendirme ve bask?lar?yla veya ba?ka ülke politikalar?na ba??ml? olarak belirlenen politikalar?n kal?c? olamayaca??n? ve ulusal ç?karlara uygun sonuçlar do?uramayacaklar?n? bir kez daha teyit etmi?tir. 2000’li y?llar?n ba??ndan itibaren, de?i?en uluslararas? ve bölgesel dengeler Türkiye’nin bölgeyle yak?n ili?kiler kurabilmesi için bir f?rsat penceresi sunmu?tur. Türk d?? politikas?ndaki güvenlik kayg?lar?n?n a??rl???n?n azalmas? Türkiye’nin Bat?’ya ba??ml?l???n? azalt?rken ba?ta Ortado?u olmak üzere yak?n çevresinde etkinli?inin artmas?na olanak sa?lam??t?r. 2000’li y?llardan itibaren d?? politikas?nda; “politika olu?um süreçleri ve uygulamalar? kurulu? hedef ve prensipleri ile tarihsel deneyimlere büyük ölçüde uygun”  ancak daha aktif yeni bir vizyon ve kendine güvenen bir anlay??la ortaya koydu?u aç?l?mla Türkiye, hem kendisi siyasi ve ekonomik kazanç elde etmi? hem de bölgenin istikrar ve refah?na katk? sa?lam??t?r ve bu durum gerek bölge ülkeleri gerekse Bat?l? devletlerce takdirle kar??lanm?? ve ba?ar?l? bulunmu?tur. Bu aç?l?m sayesinde, Türkiye’nin kurulu?undan bu yana bölgeye dair sahip oldu?u ideolojik ve zihinsel önyarg?lar?n? k?smen de olsa a?t??? söylenebilir.2000’li y?llar?n ba??ndaki Ortado?u’ya aç?l?m politikas?n?n özünde çok do?ru bir yakla??m ve ?imdiye kadar gerçekle?tirilmek istenen ancak farkl? nedenlerden ötürü ?artlar?n ve imkanlar?n el vermedi?i asl?nda gecikmi? bir politik “ayar” oldu?u de?erlendirmesi yap?labilir.  Gerçekten de, Ortado?u’da varl?k göstermek, bayrak göstermek, Türk mevcudiyetini ve geçmi?ini hat?rda tutarak, bu birikimden tarih ve co?rafya ba?lam?nda yararlanmak, ihtilaflar?n çözümünde belirleyici rol oynamak, yumu?ak gücümüzü sonuna kadar kullanmak, sempati, sevgi ve güven kazanmak, güçsüzlere, göçmenlere, ülkeye s???nanlara ve haks?zl??a u?rayanlara el açabilmek ve gerekli yard?m? sunabilmek, kom?ularla ve bölge ülkeleriyle olabildi?ince i?birli?i anla?malar? ve mekanizmalar? kurmak, ortak projeler gerçekle?tirmek, bölgeyi ekonomik ve sosyal olarak kalk?nd?rmak, talep edilmesi halinde herhangi bir modellik, abilik veya büyüklük iddias? ta??madan deneyimlerimizi payla?mak, özetlemek gerekirse, geçmi?te ihmal edilen Ortado?u’yu kazanmak, kimsenin kar?? ç?kamayaca?? kadar önemli ve do?ru politikalard?r.Ancak daha sonraki y?llarda Türkiye’nin bölgeye ili?kin vizyon ve uygulamalar?, tarihsel süreçteki deneyim ve pratiklerden uzakla?m?? , bölgede ve uluslararas? konjonktürde ortaya ç?kan Arap Bahar? süreci, DAE? ve El Kaide gibi örgülerin bölgede aktif olmas? ve uluslararas? terörizmin ula?t??? boyutlar ve en nihayet Suriye’de ortaya ç?kan iç sava? ve istikrars?zl?klar gibi s?namalar kar??s?nda Türkiye do?ru politika ve tercihlerde bulunamam?? ve uygun ve gerekli ad?mlar? atamam??t?r. Sonuç olarak, Türkiye’nin bölgeye ili?kin takip etti?i esasen do?ru ve zaman?nda belirlenmi? vizyoner politika ve hedefler ba?ar?s?zl??a u?ram??t?r. Bunun nedenleri aras?nda; vizyon temelli aktif d?? politika aray??? kapsam?nda sahadaki gerçeklerden ve reel politikten uzakla??lmas?; güç, ç?kar ve politika ili?kilerinin yanl?? kurgulanmas?, güç vehmine kap?lma, di?er ülkeleri küçümseme; hedeflerin belirlenmesinde ve prensiplerin hayata geçirilmesinde önemli hata ve yanl??lar yap?lmas?; yanl?? araçlar kullan?lmas?, ve gerçekler, söylemler ve uygulamalar aras?nda farklar olu?mas? gibi faktörlerin etkili oldu?u söylenebilir.  Türkiye’nin kurulu?undaki d?? politika hedef ve prensipleri ile ya?anan tarihsel deneyimlerden al?nan derslere uygun olarak Türkiye’nin Ortado?u vizyonu; ulusal ç?karlar? hedefleyen; küresel ve bölgesel güçlerin beklentileri ve politikalar?n? dikkate alan; Bat?l?la?ma (demokratikle?me, insan haklar?na sayg?, ekonomik, teknolojik ve sosyal geli?me) hedefinden kopmadan, ayn? zamanda Bat?’ya ba?l? kalmadan Bat?l? ülkelerin beklentileri ile bölge ülkelerinin alg?lar?n? dengeleyen; bölgesel bar??, istikrar ve refah? öngören; ekonomik entegrasyonu önceleyen; bölgedeki farkl?l?klar? dikkate alarak ço?ulcu bir anlay??? benimseyen; e?itlik temelinde uzla?maya önem veren; sorunlar?n de?il çözümün bir parças? olmaya özen gösteren; gerçekçilik ve esneklik prensiplerine uygun dengeli politikalar üzerine in?a edilmelidir.